Korona değil isot kırmızısı

Bursa'dan memleketi Şanlıurfa'ya tatile gelen Bilal Demir, isotun hem bestesini hem de reçelini yaptı. Damda serdiği kurutulmuş acı biber ile biber reçeli arasında dolaşan Demir, kendi bestelediği türküsünü seslendirdi.

PAYLAŞ
Korona değil isot kırmızısı
Bursa'dan memleketi Şanlıurfa'ya tatile gelen Bilal Demir, isotun hem bestesini hem de reçelini yaptı. Damda serdiği kurutulmuş acı biber ile biber reçeli arasında dolaşan Demir, kendi bestelediği türküsünü seslendirdi.
Gaziantep Haber - Gaziantep Haber

Bursa’dan memleketi Şanlıurfa’ya tatile gelen Bilal Demir, isotun hem bestesini hem de reçelini yaptı. Damda serdiği kurutulmuş acı biber ile biber reçeli arasında dolaşan Demir, kendi bestelediği türküsünü seslendirdi.

Şanlıurfa’da, yöre halkının vazgeçilmezlerinden olan kırmızı acı biber tarlalardan toplanarak kadınlar tarafından temizlendikten sonra isot reçeli ve pul biber yapılıyor. Çatılara serilerek güneşte kurutulmaya bırakılan isot, makineden geçirilerek toz haline getiriliyor. Zeytinyağı ve tuz ile harmanlanan isot, daha sonra sofralara geliyor.

Taze olarak tohumları ayıklanan kırmızı biberler de makineden geçirildikten sonra suyunu çekmesi için kapların içerisinde güneşe bırakılıyor. Birkaç gün güneşte bekletilen biber, suyunu çektikten sonra isot reçeli oluyor.

Bursa’da yaşayan Şanlıurfalı Bilal Demir tatil için geldiği memleketinde ailesiyle birlikte isot ve isot reçeli yaptı. Dama serdiği acı isot ve reçeli kontrol eden Demir, isot üzerine kendi yazıp bestelediği türküyü seslendirdi.

Her yıl isot ve isot reçeli yapmak için memleketi Şanlıurfa’ya geldiğini söyleyen Bilal Demir, “Ben Bursa’da yaşıyorum. Her yıl Ağustos ayında gelip burada biberlerimizi kendi ellerimizle temizledikten sonra damlara seriyoruz. Daha sonra naylonlara koyarak morartıyor ve yeniden damlara seriyoruz. Bir süre kaldıktan sonra onu döverek isot haline eğitiyoruz. Bunlar fabrika biberi değil, ev yapımı biberler. Fabrika ile ev yapımı arasında dağlar kadar fark var. Fabrikada ile ev yapımı biber bir değil çünkü burada büyük bir emek var. Bir çocuğu nasıl büyütüyorsan, bakımını yapıyorsan biberin de çocuk gibi her gün bakımını yapıyorsun. Gelip çeviriyorsun, temizliyorsun, karıştırıyorsun. Emeği çok yani, el emeği göz nuru dedikleri bu oluyor işte. Daha önce korona virüsten dolayı Şanlıurfa Türkiye haritasında kırmızıydı ama şimdi Urfa isotu ile kırmızı oldu. O kırmızı korona değil isotların kırmızısı. Biz bu Urfa isotunu öyle çok seviyoruz ki onun üzerine beste bile çıkarttık” diyerek türküsünü seslendirdi.

Makineden biber reçeli çektirmeye gelen İbrahim Koçak ise “Ben buraya biber reçeli çekmek için geldim. Biber reçeli Urfa’daki evlerin vazgeçilmez salçasındandır. Şanlıurfa’nın geneli kışın biber salçasını yemeyi çok sever. Biberleri toplayarak kurutmalık biber yapıyoruz ve biber reçeli haline getiriyoruz. Şu an gördüğünüz biber reçeli olanındandır. Temizlenen biberler buraya getirilip makinalardan çekilerek satışa sunuluyor. Bu Urfalıların vazgeçmediği biber reçelidir. Bu Şanlıurfa’ya özgü bir tattır, herkeste bulunmaz. Damlarda kurutulan kırmızı biberler koyulaştırıp kışın yemeklerde pul biber olarak sunulur. Herkese tavsiye ediyorum, gelip bu lezzeti tatsınlar” diye konuştu.

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN